Loading...

Bilgelik Okulu

Bilgelik Okulu Atölyelerinin bilgi girişleri devam ediyor …

Bilgelik Okulu, Bireysel ve Toplumsal gelişim farkındalığına hizmet etmek üzere; İNSAN’ın bütünlüğü(nü) keşfetmesi, içsel farkındalığını derinleştirmesi ve toplumsal gelişim konularında sorumluluk alabilmesi için varlık bilincinin yükselmesine destek olan ortam hazırlar, alan açar. Bilgelik Okulu Faaliyetleriyle; bireysel ve toplumsal gelişimin yaşandığı ‘geleceği, bugüne dönüştüren’ ‘yeni bir insanlık anlayışı ve bilinç farkındalığı’ için gerekli araştırmalar yapar. Bu araştırmalarla ‘doğmakta olan yeni bütünsel bilinci anlama, tanıma ve doğuracağı yapı, kültür, sosyal yapı ve sistemleri’ öngörmek için birlikte çalışır ve bu çerçevede ortak bir farkındalık ortamını geliştirmek üzere çalışır.

Bilgelik Güneşi Derneği (BGD 1990) ve İnsanlık Güneşi Vakfı (İGV 1999) vizyon, misyon ve hedeflerini gerçekleştirirken Bilgelik Okulu aracılığıyla;

  1. Yaşamı bir armağan gibi algılar, sevgi ve saygının gerçek anlamını bilir, eylemleriyle, katma değerleriyle içinde bulunduğu ortamı güzelleştirir,
  2. Gerçek İNSAN olmaya ve yaşamaya niyet eden bireylerden oluşan bir ortam oluşturmayı hedefler,
  3. Kendi var oluşumuzu ve gerçek doğamızı anlamanın değerini ve önemini birbirimize hatırlatır,
  4. Farkındalık, duyarlılık, anlayış kazanmanın sürekli gelişen unsurlar olduğunu hatırlatır,
  5. Yaşamın anlamı üzerine ‘birlikte düşünmek’ ve bu konuda ‘cesaretli sorular sorarak yeni düşünce alanları’ (bir düşünürün dile getirdiği gibi “önemli olan çözümü değil, bilmeceyi kavramaktır”) oluşturmak için çalışır,
  6. Eğitimin, var olma ve değer katma sevdasındaki insanın içinde yaşadığı hayata ve kendine bakabileceği bir ayna olduğunu hatırlatır,
  7. Öğrenmenin ve gelişmnine yaşam yolculuğunun iki temel boyutu oluğunu, İNSAN’a, var oluşa, insanlığın kendini arama ve anlama serüvenine farklı ve bütünsel bakış açısı geliştirmenin değerli olduğunu bilir,
  8. Bireysel ve toplumsal gelişime hizmet eden ortamlar oluştururken, küçük de olsa katkıda bulunmanın önemli ve değerli oluğunun farkındadır.

Bütünlük Demokrasisi: Çoğunlukçu Yaklaşımdan Kolektif Bilgeliğe Doğru Bir Siyasal Paradigma

|29 Ağustos 2026|BGGB, BLOG, OKUMA EVİ|

Günümüz dünyasında demokrasi, yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bireyin ve toplumun “var olma” biçimi olarak yeniden tartışılmaktadır. Temsili ve çoğunlukçu demokrasi modelleri, artan toplumsal karmaşıklık, ekolojik krizler ve derinleşen eşitsizlikler karşısında yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda bütünlük demokrasisi, insanı, toplumu ve doğayı karşılıklı bağlantısallık içinde ele alan; evrensel değerler, kolektif bilgelik ve derin katılımcılık ilkelerine dayanan bütünsel bir siyasal yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.

Geleceği Oluşturma Aracı Olarak Bütünsel Siyaset

|6 Ağustos 2026|BGGB, BLOG, OKUMA EVİ|

Günümüz dünyası, ekolojik krizler, toplumsal eşitsizlikler, yönetişim zafiyetleri ve anlam kaybı gibi çok katmanlı sorunlarla karşı karşıyadır. Bu sorunların ortak özelliği, yalnızca teknik ya da kurumsal düzenlemelerle çözülemeyecek kadar derin, kültürel ve bilinçsel boyutlar içermesidir. Siyaset yalnızca iktidar, yönetim ve kaynak dağıtımı alanı olarak değil; toplumsal bilinci, değer sistemlerini ve kolektif yönelimleri şekillendiren bir gelecek inşa aracı olarak ele alınmalıdır. Bu bakış açısıyla bütünsel siyaset yaklaşımı mevcut uygarlığı dönüştürücü bir potansiyel içermektedir.

Sistem Düşüncesi: Bütünlük Bilincine Doğru Bir Yolculuk

|28 Mayıs 2026|BGGB, BLOG, OKUMA EVİ|

Sistem kelimesi, modern dilde sıklıkla mekanik süreçleri ifade etmek için kullanılsa da kökeni itibarıyla çok daha derin bir anlama sahiptir. Antik Yunanca 'systēma' kelimesinden türeyen bu kavram, "birkaç parçadan oluşan bütün" anlamına gelir. Bu tanım, parçaların sadece bir araya gelmesini değil, düzenli ve bağlantılı bir şekilde organize olarak yeni ve tek başına parçalarda bulunmayan bir bütün oluşturma fikrini temsil eder. Sistem, statik bir yapı değil, belirli bir amaca yönelik olarak işlev gören, tam bir bağlantısallık içinde bir araya gelen ve oluşturdukları bütünün hayrına çalışan bileşenler ağı olarak tanımlanır. Bu bağlamda sistem düşüncesi, dünyayı tek tek parçalar üzerinden değil, bu parçaların etkileşimi ve bu etkileşimlerden doğan "örüntüler" üzerinden anlama çabasıdır.

By |2024-11-09T21:58:56+03:006 Nisan 2021|FAALİYET|Yorum yok
Go to Top