Geleceği Şekillendiren Pencereler
Hepimiz “dış” dünyaya “ben” dediğimiz bir “iç” alandan bakarız. Bu bakış, beş duyumuz aracılığıyla dışarıdan topladığımız verilerin, zihinsel ve duygusal süreçlerimizle anlamlandırılmasıyla oluşur.
Skip to content
Hepimiz “dış” dünyaya “ben” dediğimiz bir “iç” alandan bakarız. Bu bakış, beş duyumuz aracılığıyla dışarıdan topladığımız verilerin, zihinsel ve duygusal süreçlerimizle anlamlandırılmasıyla oluşur.
Yaşamımızda önemli bir dönüşüm yaratmak ve yeni bir bilinç seviyesini inşa etmeye başlayabilmek için öncelikle yapılması uygun olan, eski bilincin farkına varmak ve onun üzerimizdeki tesirlerinden, bir anlamda bağımlılıklarından özgürleşmektir.
Doğa verilidir, kendi iç yasalarının hükmü altındadır. Oysa insan bir yanıyla doğal bir yanıyla doğaya aşkın varlıktır. Doğaya aşkınlığımız onun güçlerini onun değişmez yasalarına bağlı kalarak kullanmamız anlamına gelir.
Bilinç, açıklanması ve mutabık kalınması zor bir kavram. Belki de bu nedenle, çok çeşitli açıklamalar, tanımlamalar yapılmış bilinç ile ilgili. Üstelik her bir açıklama ayrı bir makale konusu olabilecek derecede derin. Her bir tanımın, bütünün farklı fasetlerini yansıttığı düşüncesi ve..
Günümüzün önemli bir kısmını OTOMATİK PİLOT’ta yani aslında bilinçsiz yaşarız. Bu süreçte ne düşündüğümüze, hissettiğimize ve nasıl davrandığımıza dikkat etmeyiz.
Hayata açılan penceremiz olan dikkatimiz, bir anlamda sahip olduğu işlev dolayısıyla bizi dünyaya ve diğer insanlara bağlar. Neye dikkat göstereceğimizin kararını vermek ne göreceğimizi veya görmeyeceğimizi, neyi fark edeceğimizi ya da kaçıracağımızı belirler. Böylece hayatlarımız biçimlenir. Dolayısıyla dikkatimiz hayatımızı şekillendiren önemli yapı taşlarından birisidir.