Atomlarla Dans 2/2 

Evren uzay ve uzayda bulunan tüm madde ve enerji biçimlerini içeren bütünün adı.Eski usûl bilim insanları için sayısız gök cisimleri, tanımlanabilir ve tanımlanamaz uzay oluşumları, takip edilebilir ve kısmen de tahmin edilebilir hareket döngüsü demekti.Oysa Modern fizikçiler için evrenin yeni tanımı ‘sonsuz boşluk’ ve bu boşlukta var olan ‘atomik âlemler’ demek. Yani sıradan bir bakış açısı ile bile, bir şeyi tanımlarken onun tanım dışı olduğunu söylemek durumunda modern fizikçiler.

Erwin Schrödinger, modern fizik alanındaki çalışmaları ile evrene bambaşka bir yerden bakabilmiş bir bilim insanı. Kendi hayatındaki olasılık dışı gibi görünen değişimler ve kedisi ile ünlü. (Editörün notu: Hayatındaki iniş çıkışların, kedilerin âhını almaktan olduğunu düşündürüyor.)

Schrödinger’e göre evren koskoca bir olasılıklar okyanusu gibidir çünkü evren temel olarak öngörülemezdir. Ancak –ve kilit nokta da budur- öngörülemezlik öngörülebilir. Ne yazık ki bilimin elle tutulur,  gözle görülür sabitler ve reddedilemez gerçeklerle bize güvenlik alanı sağladığı yılları geride bıraktık. Artık öngörülemezliğin öngörülebilir olduğunu bilmekle başbaşayız.

Schrödinger tüm insanlığa öngörülemezliği öngörmemizi sağlayan olasılık denklemini hediye etmiştir. Bu denklem sayesinde bir fotonun veya başka bir mikroskobik parçacığın bir şeyi yapma veya başka bir şeyi yapma olasılığını bilebiliriz. Elbette bu sadece bir olasılık hesabıdır ama bu sayede büyük ölçüde öngörülebilir bir dünyada yaşadığımızı garanti edebiliriz.

Kuantum teorisi, şimdiye kadar geliştirilmiş en başarılı fiziksel teoridir. Deneylerde gördüklerimizle neredeyse tamamen uyuşan öngörülerde bulunmuştur. Aslında kuantum teorisi modern dünyayı olası kılar. Çünkü modern dünya iletişimdir. İletişim, taraflar arasındadır ve tarafların birbiri ile ilişkili olmasına dayalıdır.

Şimdi bu iletişim bilgisi ile beraber çıplak öngörülemezliğe yol açan ışık dalgalarının parçacık doğasını ve fotonların bir fotonun aynı anda iki yerde birden olabilmesine olanak tanıyan dalga doğasını düşünün. Şimdi onları birleştirdiğinizi canlandırın. Einstein, Rosen ve Podolsky’nin keşfettiği üzere sonuç olarak ortaya yeni ve hatta daha tuhaf bir olgu çıkacaktır: boşluktaki ayrılmış yerler arasında anlık iletişim – hatta bu yerler Evren’in iki zıt kısmında olsalar bile! Yani taraf olmaktan ve birbirini tanımaktan bağımsız bir iletişim alanı.

(2/2)
Haluk GÖKMEN – Ağustos 2015

, 2,5 dakikalık okuma 27 Mayıs 2016

Yorum yazabilirsiniz

Yazar hakkında: Sabri Haluk GÖKMEN

Sabri Haluk GÖKMEN
YENİ İNSAN (Kitap önerisi)
GERÇEK DOĞAMIZ